Tıkanık Beyinlere Açılış Çareleri
Tıkanmış lavobonuza ne yapacağınızı biliyorsunuz. Peki tıkanmış beyninize ne yapacaksınız? Aşağıda,
yabancı bir blogger'ın çok itibar gören bir yazısını kısaltarak ve biraz dönüştürerek veriyorum. Umarım işe
yarar.
1) Sizin yazmakta olduğunuz şeyle aynı türde (janr) olmayan ve sevdiğiniz bir şeyi
seyredin/okuyun. Böylece kendinizi o şeyle rekabet içinde de hissetmezsiniz. Bu gerçekten de çok ama
çok sevdiğiniz bir şey olsun... O şeyin muhteşemliğini yaşayın sadece... Burada amaç, içinizdeki
eleştirmeni kapatmak ve sevgiyi harekete geçirmektir. Şoför koltuğunda "içinizdeki eleştirmen" otururken
hikaye yazamazsınız.
2) Çok uyuyun. Bu herkes için geçerli olmayabilir, ama uykunun güzel olduğu kesindir.
3) Bir dağa tırmanın, ya da tamamen fiziksel olan bir şey yapın. Bu da beyninizdeki eleştirmeni
kapatır ve sizi bilgisayarın başına oturMAmaya zorlar. Böylece içinizdeki hikayeci serbest kalır ve hemen
yazmak zorunda olmadığı bir sürü yaratıcı şey bulur.
4) Deponuz boşalmış. Onu yeni ve heyecan verici şeylerle doldurun. Çılgın sanat eserleriyle
ilgilenin. Bir müzik dükkanında acayip enstrümanlar deneyin. Arabanızın kullanma kılavuzunu okuyun.
Kütüphaneye ya da kitapçıya gidin ve hayatta almayacağınız, hatta yüzüne bile bakmayacağınız kitaplar
alın. Aman Tanrım, sizin bu konuda benden çok daha fazla fikriniz vardır, gidip onları yapın.
5) Arkadaşlarınızı arayın! Onlarla dışarı çıkıp sohbet edin.
6) Trene binin. Sizin hareket etmenizi (yani, araba sürmenizi) gerektirmeyen bir yolla başka bir yerlere
gidin.
7) Şu yöntem çok "kötü" ("evil") ama aynı zamanda harikadır: Yeni bir dosya açın ve yazmakta
olduğunuz şeyi tekrar, son müsveddenize bakmadan yazın!... O hikaye üzerinde o kadar çok
uğraşıyorsunuz ki, artık onu yazmaya hazırsınız. O şeyi yazma konusunda bir profesyonel olmuşsunuz,
ama artık onu yazmanıza izin vermiyorsunuz, sadece sürekli olarak o ilk müsveddeyi düzeltiyorsunuz.
Hikayeyi tekrar yazın. Karakterlerinizin konuşmasına izin verin. Aynı sohbeti yapmaktan bıkmış
usanmışlar zaten. Eğer aynı sahneyi tekrar yaşama şansları olsaydı ne yaparlardı acaba?
8) Harika birşeyi inceleyin... Parçalayın, şemasını çıkartın, yapısını anlamak için onu tekrar tekrar
izleyin/okuyun. Sonra o hikayeyi hafızadan tekrar yazın.
9) Sevdiğiniz şeylerin bir listesini yapın. Bu çok basittir ama gerçekten de çok işe yarar.
10) Başka bir şey yazın. Bu da çok işe yarar. Ne olursa olsun yazın. Örneğin, "yazabiliyor olsaydınız ne
yazardınız"ı ve "bunun ne kadar harika olacağını, çünkü şunu, şunu, şunu ve şunu yapacağınızı" yazın...
Bir yazar olduğunuz için, kısa bir süre sonra bu düğümü çözmüş olursunuz.
11) Kendinize, karşı nazik davranın. Tıpkı çok önemli ve zor bir şey yapmaya çalışan endişeli
ve üzgün bir arkadaşınıza davranacağınız gibi. "Bugünkü Yazı Ödevini Yerine Getirmediği" için, "İşini
Salladığı" için, ve "Yazdıkları Yeterince İyi Olmadığı" için kırbaçla dövülmesi gereken ve cehennemin
dibindeki bir köşede yaşayan bir zebani dölü gibi değil. Geber cehennem dölü, geber! Acı içinde
kıvranıp ölmelisiiiiinnn!!! Aaaarrrggggh!
Hayır, hayır, hayıııır... nazik olun. Sevgili arkadaşınıza bir fincan çay (ya da bir içki) verin, yemekten
hoşlandığı şeyler sunun ona, işlerin iyi ve kötü giden tarafları hakkında söyleyeceklerini dinleyin, sık sık
ona kendisinin ne kadar HARİKA biri olduğunu hatırlatın, o da kendine gelecek, kendine şöyle bir çeki
düzen verecek, ve bir kahraman gibi yazı işinin başına dönecektir.
İşte tıkanma olayıyla böyle başa çıkılır.
Kaynak: http://bootstrap-productions.blogspot.com/2006/11/youre-up-at-bat.html
KEN LEVINE'in eki:
12) Duş alın. Fikirler, gevşediğinizde daha kolay bulunur, duş almak da zihninizi özgür bırakmanın
harika bir yoludur.