Hiç Bir Senaryo Artık Yorumsuz Kalmayacak

İzleyiciyi Heyecanlandırmanın 10 Yolu

1 - Duygu Uyandırın. Çoğumuz sinemaya başkası yerine duygu hissetmek için gideriz. Kendilerine karşı
duygusal özdeşleşme hissedebileceğimiz karakterler yaratın. Bu karakterler inandırıcı olmalıdır, çünkü
karakterler, kendileri vasıtasıyla duyguların bize geçtiği aracılar olarak hizmet görürler. Bir başka deyişle
onlarla aynı duyguları paylaşmalı ve onların hissettiğini hissetmeliyiz.
2 - Çatışma Yaratın. Kendilerini bir davaya adamış iki güç, her zaman gerilimi artırır. İlkokuldayken
kavga eden iki kişinin etrafına nasıl toplandığımızı hatırlayın. Kavga edenleri kimse ayırmazdı, çünkü
herkes kimin kazanacağını merak ederdi. Hikayenin başında böyle bir çatışmanın ipuçlarını vermek de
bizde bir beklenti yaratır.
3 - Düşman Yaratın. Ana karakterinizin karşısına, Goliath gibi güçlü bir düşman koyun; daha sonra ana
karakterinizi bu düşmanla kapışmaya sevk edin. UZAY YOLU II filmindeki Han, bu tür düşmanlara çok
güzel bir örnek teşkil eder, çünkü bedensel ve zihinsel olarak Kaptan Kirkt’ten daha üstündür. Hepimiz
Kaptan Kirk’in bırakın onu yenmeyi, nasıl hayatta kalacağını merak ederiz.
4 - Beklenti yaratın. Bir tehlike beklentisi yaratın. DOKUNULMAZLAR’daki bebek arabasını hatırlıyor
musunuz? Bu sahnede Eliot Ness (Kevin Costner – çn.) Capone’un adamlarıyla tren istasyonunda
kapışması gerekiyordu. Ness kapışmaya hazırdır ve yerini almıştır, ama bir kadın bebek arabasını güçlükle
merdivenlerden yukarı çıkarmaya çalışmaktadır. Kadının, iki tarafın arasına gireceğini “biliriz”. Gerilim
artar.
5 - Gerilimi Artırın. Kahramanınızın, içinde bulunduğu tehlikeyi bilmemesini, ama seyircinin bu
tehlikeden haberdar olmasını sağlayın. Örneğin özdeşleştiğimiz ve önemsediğimiz bir çifti göz önünde
bulundurun. Bu çift dışarıda akşam yemeği yerken biri onların evine girer ve yataklarının altına bir bomba
yerleştirir. Daha sonra mutlu çiftimiz eve döner ve yataklarına girerler. Biz bombanın orada olduğunu
biliriz, ama onlar bilmez. Biz, yani seyirciler, çiftten daha üstün bir konuma sahibiz.
6 - Sürpriz Kullanın. Arada sırada hikayeye bir sürpriz dönüş (“twist”), yani olayların aniden yön
değiştirmesini ekleyin. (Matrix filminde Neo’nun filmin ortasında seçilmiş kişi olmadığını öğrenmesi böyle
bir sürpriz dönüştür. O andan itibaren filmdeki bütün olayların anlamı değişir. “Seçilmiş Kişi herkesi
kurtaracak” hikayesinden, “acaba bu seçilmemiş, sıradan insan ne yapacak?”a geçeriz - Gezgin)
7 - Acil bir durum yaratın. Karakter için son derece önemli olan bir şey tehlikeye düştüğünde, o şey
bizim, yani seyirci için de önemli hale gelir. Bu şey dünyanın güvenliği de olabilir, genç bir suçlunun
ahlaken kendini kurtarması da. İki aşığın birbirini bulmasının getireceği duygusal tatmin de olabilir, gizli
bir belgenin korunması da, ya da bir değerin zafer kazanması da. Tehlike ne kadar büyükse, gerilim de o
kadar yüksek olur.
8 - Sonuçlar Yaratın. Bir önceki maddeyle yakından bağlantılı olan bir şey de, korkunç sonuçların
oluşturulmasıdır. Bunlar, kahraman amacını gerçekleştiremediği takdirde meydana gelecek olaylardır.
Challenger uzay mekiği patladığı zaman çok sayıda insan üzüldü. Bu olaydan birkaç yıl sonra bir başka
uzay mekiği uzaya gidecekti. Bu ikinci mekiğin geri sayımında yaşanan gerilimi hatırlıyor musunuz? İçinizi
kemiren bu duygu, daha önceki mekiğin patlamasının yarattığı korkunç sonuç beklentisinden dolayıydı.
9 - Zamanı sınırlayın. Saat verin. “Dünyayı kurtarmak için 24 saatin var James, iyi şanslar.” Son
tarihler (“deadline”) her zaman gerilim yaratırlar, çünkü ikinci bir düşmanı devreye sokarlar. Bu düşman
“zaman”dır. Kahramanın, patlamak üzere olan bir bombayı, gerisayım sona ermeden etkisiz hale
getirmek zorunda olduğu onlarca filmi bir çırpıda hatırlarsınız. KIZIL EKİM (“The Hunt For Red October” –
Sean Connery) filminin torpido ateşleme sahneleri özellikle heyecanlıydı. Aynı şekilde OZ BÜYÜCÜSÜ
(“The Wizard of OZ”) filminde kötü cadı Dorothy’yi yakaladığında bir kum saatini ters çevirir. “İşte bu
kadar yaşayacaksın tatlım” der. Dorothy’nin ne zaman öleceğini bilmememize rağmen endişeleniriz.
Hitchcock “şiddet tehdidi şiddetten daha güçlüdür” dediğinde haklıydı. Siz de örtülü bir zaman sınırlaması
yaratabilirsiniz. Genç bir kız raylara bağlanmıştır. Acaba Batman kız tren tarafından ezilmeden önce kızı
kurtarabilecek mi? Alın size örtülü, ya da suni bir zaman sınırlaması.
10 - Şüpheyi Sürdürün. Eğer bir sahnenin ya da filmin nasıl sona ereceği ile ilgili akla yakın bir şüphe
varsa, gerilim artar. DOKUNULMAZLAR’ın açılış sahnesinden Capone’nun adamlarından biri bir dükkana içi
patlayıcı dolu bir çanta bırakır. Sonra bu çantayı küçük bir kız alır ve çanta patlar. Bu noktada, bu filmdeki herkesin ölebileceğini fark ederiz. Elliot Ness’in küçük kızı ve karısı için bütün film boyunca endişeleniriz.
Neden? Çünkü bu sonucun gerçekleşebileceğine dair ciddi bir şüphe vardır.
Yukarıda anlatıla araçlar birbirleriyle yakından bağlantılıdır. Bunları kendi senaryonuzu yazarken akıllı bir
biçimde kullanın. Seyircileriniz gerçekten heyecan duyacaklar.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız: