Hiç Bir Senaryo Artık Yorumsuz Kalmayacak

Sahili Taramak

İyi film fikirlerinin sevdiğim yönü, çok bariz olmalarıdır - geriye dönülüp bakıldıklarında tabii ki. Örneğin 
APOLLO 13'ü ele alalım. Hangi oyuncu o uzay giysilerinden birini giymek istemez ki? Kesin satar.
AHLAKSIZ TEKLİF - evlilik yemininizi bir milyon dolar için bozar mısınız? İlginç. Hey, ya bir AŞK 
PERİSİ (CUPID) perisi, avlarından birine aşık olduğu için görevini yapamaz hale gelirse? Güzeel. Bu 
filmlerin kendi değerlerinden bağımsız olarak baktığımızda, önermelerinin ("premise") bariz bir cazibesi 
olduğunu görürüz. 
Sanki Hollywood'daki binlerce insan, ellerinde büyüteçler, bir sonraki harika film fikrini bulmak için 
sahili taramakta, karşılarına çıkan her kum taneciğini alıp evire çevire incelemekte. Sonra birisi 
güneşin altında burunlarının dibinde duran parlak deniz kabuğuna işaret eder ve "Hey, bunu film 
yapalım" diye bağırır. Siz de o muhteşem pembe ve beyaz burgulu deniz kabuğuna bakarsınız ve onu 
ıskalamış olduğunuza inanamazsınız. 
"İlginç Cazibe Unsuru" yazısında, film fikirleri hakkında düşünmenin farklı bir yönünü önermiştim. 
İnsanları "cezbeden" bir fikir seçmenin önemini vurgulamıştım. 
Peki ama bunu nasıl yapacaksınız? 
Bu yazıda size elimden geldiğince yardımcı olacağım. Bence bu tür fikirlerin bazı ortak nitelikleri 
bulunuyor. Ve bu ortak nitelikleri bilmek de onları bulmayı biraz daha kolaylaştırabilir. 
Tıpkı o deniz kabuklarının yerini bulmak gibi. 
İşte benim iyi, sağlam, Hollywood-tarzı satılabilir film düşüncesi ile ilgili son listem: 
A. DAHA BÜYÜK BİR DÜNYANIN GÖZLER ÖNÜNE SERİLMESİ
Tematik olarak en iyi film fikirleri dünyayı, genelde düşünüldüğünden daha büyük, daha büyülü, daha 
karmaşık bir yer olarak gösterir. Ya da hikaye, insan ruhunun genelde düşünüldüğünden daha büyük, 
daha büyülü ve daha karmaşık olduğunu ortaya koyar (benim en sevdiğim tema - gg) 
B. EVRENSELLİK
Birçok sağlam fikir bir biçimde hepimizin paylaştığı deneyimlerle - hatta yakından bildiğimiz 
deyimlerle - ilgilidir. Örneğin yatağın altındaki canavar korkusu. Gençken hissettiğimiz BÜYÜK olma 
arzusu. 
Şimdi bunları bulmak genelde zordur çünkü a) o kadar ortalıktadırlar ki, görülemezler; ya da b) o 
kadar barizdirler ki cılkı çıkana kadar yapılmışlardır. 
C. KLASİK YANSIMALAR
Bir çok popüler film, Klasik Drama'nın temalarını kullanabilir, ya da bunlardan geliştirilebilirler. 
Hikayenizde klasik temaların yansımalarını bulduğunuzda doğru iz üzerinde olduğunuz anlarsınız. 
Örneğin BABE'e bakın - hem izleyiciler, hem de eleştirmenler beğendi. Bu filmde "Watership Down", 
"Hayvan Çiftliği" "Grimm'in Peri Masalları", hatta "Rocky"den esintiler vardır. Bu film kimlik, kişinin 
kendine verdiği değer, sınıf yapısı ve kader gibi konuları ele alıyor. Başrolünde konuşan bir 
domuzun bulunduğu bir aile filmi için hiç de az şey değil. 

D. BİR DURUMUN İMA EDİLMESİ
Genelde parlak film fikri bir durumu (hâli) anlatır, ve siz de o durumu çözerken II. ve III. Perdedeki 
sekanslarınızı çözersiniz. 
Örneğin New Yorklu bir polis kendisini Los Angeles'ta, otuz kişinin teröristler tarafından rehin tutulduğu 
bir gökdelende sıkışıp kalmış halde bulur. Bu durumun çözülmesi de filmin sekanslarını meydana 
getirir. 
Bir başka örnek: kendisini EVDE TEK BAŞINA bulan bir çocuğun durumu; çocuk kendisini soygunculara 
karşı savunmak zorundadır. Filmin sekansları daha fikir düzeyinde bile bellidir: çocuğun unutulması, 
evdeki komik savunma, anne-babanın çocuğu kurtarmaya gelmesi. 
E. SAHNE ARKASI
İzleyiciler az kişi tarafından bilinen şeyleri öğrenmekten hoşlanırlar. Bir filme gidip, çıkışta özel 
bilgilerle donanmış olmak hoş bir deneyimdir. O filme gitmemiş insanlar o filme sahip değildir. 
Örneğin "CANDIDATE" (ADAY) bize bir seçimi kazanmanın ardındaki hikayeyi gösterir. "BULL DURHAM" 
da ikinci beyzbol liginin dünyasını anlatmaktadır. TOP GUN jet plotlarının eğitim merkezinde geçer. 
Benzersiz ortamları ve konuları etkili bir biçimde kullanan diğer filmler de şunlardır: DOWNHILL RACER; 
DELIVERANCE; ALIENS; WHO FRAMED ROGER RABBIT? 
Bir çok iyi film bizi, normalde gidemeyeceğimiz yerlere (ve durumlara) götürmektedir. Eğer film 
fikriniz sizi son derece güzel, ilginç bir yere götürüyorsa... ve daha sonra size o yerin perde arkasını, 
gerçeğini gösteriyorsa... o film fikri muhtemelen çok iyidir. 
F. İYİ ROLLER (İYİ ADLAR)
Çoğu zaman iyi bir film fikri, bir oyuncu için güzel bir rol anlamına gelir. Eğer Tom Hanks hikayenizi 
okursa, ve balığa aşık olan adam rolünü oynamak istese, çok iyi durumdasınız demektir. Aynı zamanda 
güçlü fikirler genelde basittirler, öyle ki sadece isimleri bile onları anlatmaya yeter: HAYALET AVCILARI, 
BÜYÜK, GELECEĞE DÖNÜŞ, vb. Filminizin iyi bir adının olması son derece önemlidir - bu konuyu başka 
bir yazıda uzunlamasına ele almak istiyorum. 
Bazen film fikriniz, yerleşik bir türün belirli bir yönünü alıp tersine çevirmek olabilir ("...ama bu kez 
hayaletler insanlardan şeytan çıkarıyorlar!"). Bazen bir türün (janr) tamamı, yeni film izleyicileri kuşağı
için, yeni fikirlerle baştan aşağı değişikliğe uğratılır. KUTSAL HAZİNE AVCILARI, BODY HEAT ve STAR 
WARS bu kategoriye girmektedir. 
Dikkat: Bu şekilde ilgi çekici bir fikir bulmak çok zordur, çok miktarda ihlamlı çalışma ve muazzam bir 
yetenek gerektirir. 
H. PARLAK FİKİR TEKRARLANAMAZ
Bilimkurgu yazarı Harlan Ellison iyi bir "parlak fikrin" en belirleyici özelliklerinden birinin, bir kere 
yapıldıktan sonra, bu fikrin tamamen tanımlanmış ve araştırılmış olması, ve bu nedenle de bir daha 
başkasının ele alınamaması olduğunu söylemişti. 
SPLASH daha gelişim aşamasındayken bile başka yazarların uzun bir süre için denizkızı romansı
yapmasına engel olmuştu. Jan De Bont'un "TWISTER"ı bu yaz yapıma girdiğinde, Hollywood'da yapım 
aşamasında olan 30 kadar hortum filmi kendini çöp kutusunda buldu. 
(Aslında aynı temel fikre dayanan farklı filmler yapılabilir: "BIG", "VICE-VERSA", "LIKE FATHER, LIKE 
SON", ve "EIGHTEEN AGAIN", örneğin -- ama anlaşılan bunun için hepsinin aynı anda yapılması
gerekiyor!). 
I. BİLİNEN UNSURLAR
İyi film fikirleri genelde seyircinin bilgisi dahilinde olan unsurları kullanırlar. 
Örneğin, kısa bir süre önce bir yazar bana bir fikrini anlatıyordu: "Büyülü baca perileri bir çocuğun en 
sevdiği önlüğünü çalarlara ve kayıp Maypole ülkesine götürürler. Çocuk da bir bisiklete ters binerek bu 
büyülü ülkeye gider ve önlüğünü geri alır." 
Bu fikirde neyin yolunda gitmediğini anlamaya çalıştım. Ne de olsa Winnie the Pooh'da aynı derecede 
fantastik unsurlar bulunuyordu; MARY POPPINS ve STAR WARS'da da öyle. Sonra olayı anladım: bu 
unsurlardan hiçbiri benim zihnimde daha önce bulunmuyordu, bu da her bir unsur ile bağlantı kurmayı
güçleştiriyordu. 
Perileri daha önce duymuştum, ama bacalarda yaşayanları değil. Ne zamandan beri çocuklar önlüklerine 
aşık oluyorlar? Bu da benim deneyim sahamın dışında kalıyordu. Benzer bir biçimde "Kayıp Maypole 
Ülkesi" ve "Ters Binilen Bisiklet" de bilinmeyen unsurlardı. 

Buna karşılık, "YALANCI YALANCI" ("LIAR, LIAR") filmindeki unsurları tek tek ele alalım: bir çocuk 
(bunu anlıyorum) doğumgününde bir dilekte bulunur (tamam): yalancı ve güvenilmez bir avukat olan 
babası (bu da son derece inanılır bir şey) bir gün boyunca sadece doğruları söyleyecektir (hı-hı). Bu 
unsurlardan herbiri son derece tanıdık, hepsi halihazırda zihnimde bulunuyorlar, film yapımcısı bunları
kolaylıkla kullanabilir. Bu nedenle bu fikir çok kolay bir biçimde pazarlanabilir, çünkü seyircide halihazırda 
ulaşılabilecek bir fikir zaten bulunmaktadır. (Yöneticiler, hem yeni ve farklı, hem de denemiş ve 
kanıtlanmış bir şey istediklerini söylerken bunu kastediyor olabilirler). 
Bu nitelikleri bilmek umarım sizin bir sonraki büyük film fikrini bulmanıza yardımcı olur. Eğer yukarıdaki 
kriterlerin çoğuna ya da hepsine uyan bir fikriniz varsa, doğru yoldasınız demektir. 
Eğer biraz çabalamanıza rağmen hala memnun olduğunuz bir fikir bulamadıysanız, şu numaraları da 
deneyebilirsiniz: 
1. Okuyun. Cidden. Hem de çok, ama çok okuyun. Okumak bir tür (janr) hakkında çok miktarda bilgi 
edinmenizi sağlar. Ve sizin belirli bir türde çeşitlemelere - daha önce yapılmamış çeşitlemelere - gitmenizi 
sağlayacak olan şey, bu bilgilerdir. Okumak sizin şunu da yapmanıza neden olabilir: 
2. Hikayelerin yayın hakkını satın alın. Bu son derece bariz görünüyor ama genelde göz ardı edilen 
bir yöntem. Eğer bir filme dönüştürülebilecek bir kitap ya da makaleye rastlarsanız, kendinizi dünyadaki 
hevesli senaristlerin %95'inden ayırdınız demektir. Sadece bunu yapmak için bile değer. Eğer fikriniz 
kendisini bir kitap olarak kanıtladıysa, stüdyoların kendilerini daha rahat hissettiğini unutmayın. 
3. Farklı türleri (janr) karıştırın. Çok başarılı bir drama olan "X-Files"ı alın ve bunu bir komedi olarak 
düşünün, ortaya, Barry Sonnenfeld tarafından yönetinen "Men In Black" tarzında bir şey çıkar. 
4. Ortamları değiştirin/güncelleştirin. "OUTLAND", uzayda geçen bir "Kahraman Şerif"ti ("HIGH 
NOON" - tavsiye ederim, bulun, seyredin - gg). Steve Martin'in "Roxanne"ı da "Cyrano" hikayesinin 
harika bir yeniden anlatımıydı. Eğer o yapabiliyorsa, siz de yapabilirsiniz. 
5. Fikrinizi son sınırına kadar zorlayın. Bir çok senarist yarım bir fikir bulur ve sonra orada durur. 
110. sayfada biten bir çok senaryonun aslında 35. sayfada bitmesi gerekmektedir. Çünkü senaryoda var 
olan hikaye miktarı aslında orada bitmektedir, sadece geri kalan sayfaları doldurmak için uzatılmıştır. 110 
sayfada anlattığınız hikayeyi 35 sayfada anlatmayı deneyin. Ama bu muhteşem bir 35 sayfa olacaktır! 
Daha sonra aynı hızda yazmaya devam edin. Görünürdeki bitişin ötesine geçmek bazen inanılmaz bir 
"sürpriz dönüş"e ("twist") neden olur. 
6. Bebeklerinizi Öldürün. Bütün yazarların özellikle hoşlandıkları bazı fikirler vardır. Önemli olan bu 
fikirlerden birine takılıp kalmamaktır. O lanet şeyi yazın ve sisteminizden atıp kurtulun. Eğer harikaysa, 
hikaye satılacaktır, eğer değilse, bir sonrakine geçin. Eğer aynı sevgili fikri beş yıldır düzeltip durursanız, 
o "kariyerinizi kurtaracak" fikri bulamazsınız. 
7. Aşkla ve tutkuyla yazın. Ticari olduğunu düşündüğünüz şeyleri unutun. Neden hoşlanıyorsunuz? 
Ne yapmayı, incelemeyi, düşünmeyi, konuşmayı seviyorsunuz? Bu ister mağara dalışı, model 
trenler, travestilik ya da parçacık fiziği olsun, tutku duyduğunuz şey büyük bir olasılıkla en benzersiz 
ve güçlü eserinize giden rehber olacaktır. İlginç bir biçimde bir projenin benzersiz, ticari olmayan 
yönleri genelde o projeyi ticari açıdan başarılı yapan şey haline gelir. 
Tamam. Sanırım bu kadarı başlangıç için yeter. 
Şimdi. Gerçekten o büyük fikre sahip olduğunuzu, doğru yolu izlediğinizi nasıl bileceksiniz? 
İşte size bir ipucu: diğer yazarlar sizin fikrinizi duyduklarınıda suratları asılıyorsa, ya da başka yazarlar 
size bu hikayeyi birlikte yazmayı teklif ediyorsa, doğru yoldasınız demektir. 
Bir başka ipucu: yapımcılar telefonlarınıza cevap verir. 
Ve fikrinizin gerçekten iyi olduğunu bilmenizin en kesin yöntemi: 
Senaryonuz satın alınır!





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız: