Hiç Bir Senaryo Artık Yorumsuz Kalmayacak

İlginç Cazibe Unsuru

Evet, işe koyulalım artık. 
Bir senaryo yazarı ve acemi bir film yapımcısı olarak (bu yazının 1997'de yazıldığını hatırlatayım - gg) 
insanlar bana senaryolar gönderir. Şehirdeki herkes gibi ben de bir sonraki harika senaryoyu bulmak, 
bir sonraki büyük yeteneği keşfetmek isterim. Yüzlerce senaryo okumuş ve bunlar hakkında yorum 
yazmış biri olarak, karşılaştığım en büyük sorunu söyleyeyim: 
İyi bir fikrin ("concept") olmaması.
Çoğu zaman senarist, en iyi haliyle bile Hollywood'da satın alınmayan bir fikri seçmiş olur, daha en 
başta. 
Hayal kırıklığım gittikçe artar. Oturmuş, hem yapısı, hem karakterleri, hem diyaloğu, hem de 
tasvirleri kabul edilebilir, hatta çok iyi olan bir senaryo okuyor olurum. Yine de içten içe, bu 
senaryonun, bırakın çekilmeyi, hayatta satın alınmayacağını bilirim. Hayal kırıklığım genelde ikiye 
katlanır, zira bunun neden satın alınmayacağını açıklamak son derece zordur. Tüm diyebildiğim, filmin 
çıkış noktasını oluşturan fikirde bir şeylerin eksik olduğu olur. Ne gibi şeyler? Eskiden bunu 
açıklayacak bir sözcük yoktu. 
Ama artık var. 
Bir sözcük uydurdum. Aslında fraktal geometriden bir sözcük grubu arakladım. Bu, sipariş üzerine 
yazılmayan senaryoların çoğunun mahrum olduğu şey... İLGİNÇ CAZİBE UNSURU'ydu ("STRANGE 
ATTRACTOR"). 
İlginç cazibe unsuru nedir, ve buna neden ihtiyaç duyarsınız? 
Bu anlattıklarım kulağa aptalca geliyor, ama lütfen sabredin. "İlginç" ("benzersiz" anlamında) ile 
"cazibe" ("çekici" anlamında) sözcüklerini yan yana koyarsanız, "ilginç cazibe unsuru"nu ya da "hem 
benzersiz hem de çekici olan şey"i elde edersiniz. 
Bu da şu anlama gelmektedir: filminizin temelini oluşturan fikir benzersiz - daha önce yapılmamış - bir 
şey olmalıdır, aynı zamanda insanları kendisine "cezbetmelidir" (çekmelidir). Fikrinizde çekici, 
heyecanlandırıcı, ve merak uyandırıcı bir yön olmalıdır. Bu şey öyle yenilikçi, o kadar cazip 
olmalıdır ki Hollywood'daki insanları "neden bunu önce ben düşünmedim" diye başlarını taşlara 
vurdurmalıdır. Başlarını o kadar sert vurmalıdırlar ki, bu fikri ilk önce siz bulduğunuz için size çuvalla 
para vermeyi istemelidirler. 
Buna bir "kanca" diyebilirsiniz, ya da bir numara, ya da beklenmedik hikaye dönüşü ("twist"). Hollywood 
buna bazen parlak fikir ("high concept") de demektedir. Bu da bir ya da iki cümlede ifade edilebilen 
film fikri anlamına gelir. İlginç cazibenin yerine parlak fikir de diyebilirsiniz, ama bence ilginç cazibe 
unsuru daha iyi bir tanım. Kısa, basit bir film fikri, eğer insanları cezbetmiyorsa, neye yarar ki? Örneğin: 
Haksız yere hapse atılmış bir adam davasıyla ilgili soruşturmayı hapishane hücresinden 
yürütür.
Tamam, bu biraz ilgi çekici. Bu "parlak fikri" bir senaryo yazmak için kullanabilirsiniz. Bu senaryo da iyi 
bir film için bir çıkış noktası oluşturabilir - ama burada çok sayıda şey, filmin nasıl çekildiğine bağlıdır. 
Film en sonunda çekilse bile bu fikri seyirciye satmak zor olacaktır. 
Bu yüzden stüdyo (yapımcı) bakış açısıyla bu "parlak fikir"in çok büyük bir heyecan oluşturması pek 
muhtemel değildir... ya da yeni bir senaristi hemen film dünyasına sokmaz. 
Bundan biraz daha iyi (tamamen ticari açıdan, yani Hollywood'a satış açısından iyi) olan bir başka fikir de 
şu olabilirdi: 
Haksız yere hapse düşen bir adam, astral projeksiyon (ruhun ölmeden, bilinçli olarak 
bedenden ayrılması) yaparak hapishane hücresinden çıkmayı öğrenir; adını temize çıkarmak 
için gerçek katilin yerini bulması gerekmektedir. 
(Hey, en iyi senaryo fikirlerimi burada yayınlayacağımı düşünmediniz, değil mi?) 

Ne kadar uyduruk gibi görünse de bu fikirde belirgin bir ilginç cazibe unsuru bulunmaktadır - bu da 
astral projeksiyon yoluyla hapishaneyi terketme numarasıdır. Belki de bu film bir komedi olarak 
işlenebilir, özgürlük ve sınırların üstesinden gelmekle ilgili hoş tematik ifadelere yer verilebilir. Sanırım 
ne demek istediğimi anladınız, hem de yukarıdaki nispeten kötü örneğe rağmen. İşte size bazı daha iyi 
örnekler: 
* Genç bir adam kazara geçmişe gönderilir, burada annesiyle babasının birbirine aşık olmasını sağlamak 
zorundadır, daha sonra da geleceğe dönmelidir. 
* Eski medyumlardan oluşan bir grup araştırmacı, New York şehrinde hayalet avlama şirketi kurarlar. 
* Bir savunma avukatı, müvekkiline aşık olur. Dava ilerledikçe, birlikte olduğu adamın masum mu yoksa 
katil mi olduğundan emin olamaz. 
* Kötü bir çocuk, yatağının altında bir canavar yakalar. Sonra karanlık bir dünyaya girer, burada kendisi 
de neredeyse bir canavara dönüşür. 
* Genç bir adam sevgilisine bir ayrılık mektubu yazar ve bunu expres kargo ile gönderir. Ama daha sonra 
fikrini değiştirir ve mektubu bütün ülke boyunca takip eder, ve bu yolculuk sırasında birine aşık olur. 
Bu fikirlerde bize "aha!" dedirten bir şeyler var. Bu fikirleri geliştirmenin ilginç durumlara yol açacağını
ve çekici dramalara neden olacağını hissediyoruz. 
İyi bir cazibe unsuru tam da bunu yapmalıdır: insanları meraklandırmalı, onları kendisine 
çekmelidir. En iyi ilginç cazibeler, insanlık hallerinin spesifik (kendine özgü), evrensel, ve 
(mümkünse) daha önce hiç yapılmamış yönlerine eğilir. 
Peki. Sanırım şimdi "bu gerçekten de gerekli mi?" diye düşünüyorsunuz? Bu adam ne zaman senaryo 
yazmaktan bahsetmeye başlayacak. Şunun altını hemen çizmeliyim: 
EVET BU ÇOK GEREKLİ. 
Özellikle de ilk kez senaryo yazanlar için. Yapmak istediklerinizi bir düşünün. Şunları yapmak 
istiyorsunuz: 
- Bir yapımcının, ömrünün belki de üç yılını sizin projenizi gerçekleştirmek için harcamasını
sağlamaya, 
- Yapım sürecindeki diğer insanların fikrinizi beğenmesini, ve her yıl aldıkları binlerce senaryo 
arasından sizin senaryonuzu seçmesini sağlamaya, 
- Bir yönetmenin, senaryonuzu, kariyeri boyunca yöneteceği az sayıdaki filmden biri olmaya 
değer olduğunu düşünmesini sağlamaya, 
- Bir stüdyo yöneticisinin bu filmi yaparak milyonlarca doları riske atmasını, sonra da bu filmi 
tanıtmak için milyonlarca dolar harcamasını sağlamaya, 
- Eleştirmenlerin, bu filmin, o sene yapılan diğer filmlerden daha iyi olduğunu düşünmesini 
sağlamaya, 
- Dünyanın dört bir tarafındaki insanların filminizi, belki de bir kaç defa, görmek için para 
harcamasını, belki de bu filmi arkadaşlarına tavsiye etmelerini, hatta DVD'sini kiralamalarını
sağlamaya çalışıyorsunuz. 
Bütün bunları yapabilmek için filminizin içinde bir cazibe unsuru bulunmasını sağlamanız iyi olur. Bunun 
ne olduğunu tam olarak biliyorsunuz. Gördüğünüz zaman bunu hemen tanıyabilmeli ve ondan 
bahsedebilmelisiniz, tıpkı karakterlerden, temadan ve olay örgüsünden hemen bahsedebildiğiniz gibi. 
İlginç cazibe unsuru. 
Size sipariş edilmeyen senaryonuzu ("spec script") bu unsur olmadan yazmaya başlamayın. 
Bir sonraki yazıda, ilginç cazibe unsurunun nasıl bulunacağını göreceğiz. 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız: