Hiç Bir Senaryo Artık Yorumsuz Kalmayacak

"İyi Fikir

"İYİ FİKİR" ÖRNEKLERİ
"Bu kadar laf yeter. İyi fikre örnek görmek istiyoruz" diye söylendiğinizi duyar gibiyim. Öyleyse
biraz kendi senaryo fikirlerimden bahsedeyim, naçizane. Bu fikirlerin mükemmel olduğunu iddia
etmiyorum. Onları buraya koymamın nedeni, içinde dramatik potansiyel barındıran fikirlere örnek
vermek. Eh, başkasının fikirlerini de buraya koyamayacağıma göre (hırsızlık olmasın diye) ...
Bu vesileyle senaristlerde görülen bir meslek hastalığına da işaret edeyim: PARANOYA! "Ya senaryo
fikrim çalınırsa" korkusu. Aslında son derece makul olan bu korku, belirli bir şiddetin üzerine çıkınca,
insanın yaratıcılığına ket vuruyor. "Bir gün bu senaryoyu çekeceğim ve ünlü olacağım" düşüncesine fazla
sıkı tutunmak, başka fikirlerin gelmesine engel oluyor. Fikriniz o kadar değerliyse notere gidip tasdik
ettirin. Sonra da rahatlayın. Yaratıcı fikirler ancak rahatlamış, gevşemiş, alıcı hâle girmiş zihinlere akabilir.
Bir ya da iki fikre sıkı sıkıya tutunmuş zihinlere değil. Ve inanın, yaratıcı fikirlerin kaynağı asla kurumaz.
Aşağıda yer alan fikirler, benim "Fikir Dosyam"dan çıkardığım orta kalitede örneklerdir. Çalınabileceklerini
bile bile, eğitim maksadıyla buraya koyuyorum. Çalınırlarsa üzülürüm, ama aynı zamanda biraz gurur da
duyarım - bende çalınmaya değer fikirler var diye!
1) BANKA SOYGUNCUSU HACİVAT
Yaklaşık bir kaç aydır zihnimde şöyle bir görüntü var: Hacivat, elinde son model otomatik bir silahla, ve
üzerinde geleneksel yeşil kıyafetleri ve sivri şapkası olduğu halde, bir bankanın ortasında durmuş,
etraftakilere bağırıyor. Belli ki bir soygun sahnesi bu.
Bu kadar. Ne bir hikaye, ne başka bir şey. Bilinçaltım bu görüntünün üzerine kuluçkaya yatmış durumda.
Bundan iyi bir senaryo fikri çıkacağından eminim.
2) YERLİ KUNG-FU FİLMİ
Hayır, yeni bir Cüneyt Arkın filminden bahsetmiyorum. Bu, en harbisinden, oyuncuların çatır çatır
dövüştüğü, yumruk ve tekme sallayıp yediği, çok sıkı bir aksiyon olacak. Böyle bir filmimiz yok,
biliyorsunuz değil mi? Bizi gerçekten dövüşüldüğüne inandıran bir kung-fu filmimiz yok. Nokta.
Bu fikir (yerli kung-fu filmi) de çok genel. Yani ortada ne bir hikaye var, ne de bir karakter. Burada dikkat
edilmesi gereken, sırf dövüş olsun diye insanları kavga ettirmemek, dövüş olayını hikayeye organik bir
biçimde yedirmek.
3) GENÇ TSM ŞARKICISI
Bu hikayede de genç bir TSM (Türk Sanat Müziği) sanatçısı var. Aslında kavramın kendisi, hikayenin
tohumlarını içinde barındırıyor. Türk Sanat Müziği, artık var olmayanan bir yaşam tarzının müziğidir.
Müzik mükemmeldir, ama artık o aşklar, o ilişkiler, o duygular ... yok. Acı, ama gerçek bu.
İşte benim ilgimi çeken de bu: Artık var olmayan incelikleri ifade eden ("Vücûd ikliminin sultanı sensin, efendim derdimin dermanı sensin"i söyleyen), hatta yaşayan bir insanın, günümüzün vahşi, duyarsız,
sonuna kadar kapitalistleşmiş dünyasında içine düşeceği durum. Bence ilginç ve içinde bir film potansiyeli
taşıyan bir fikir. İyi uygulanırsa, gişede şansı olabilir. Yalnız, kahraman mutlaka güzel ve genç bir kız
olmalı - ticari olmayı unutmamak gerek.
Yukarıdaki fikirlere (ya da kendi senaryo fikirlerinize) bakın. Bir "orijinallik", bir "çatışma",
özdeşleşilebilecek bir "karakter" görebiliyor musunuz? Görüyorsanız, o fikir büyük bir ihtimalle iyidir,
işlemeye devam!

"İYİ FİKİR" PAHALI OLMAK ZORUNDA DEĞİLDİR
İyi senaryo fikirleri, ille de yıldız oyuncular, pahalı setler, ya da özel efektler gerektirmez. Nispeten az
parayla da çok kaliteli ve seyirciye cazip gelen filmler çekilebilir. Hem de bu her film türünde ("genre")
olabilir. ("Tür" konusu yakında geliyor)
Bunun çeşitli örneklerini Amerikan sinemasında görüyoruz:
"School of Rock": Film tipik bir "what if..." (... olsa ne olur?) senaryosu: "Sistem dışı bir rock'çı, asıl
kimliğini gizleyerek özel bir okulda öğretmen olarak ders verse ve öğrencilerinden bir rock grubu kurup
onları yarışmaya soksa ne olur?" 35 milyon dolara mal olan filmin getirisi 131 milyon dolar olmuş.
"Blair Witch": Bir grup sinemacı genç, Blair Cadısı ile ilgili bir belgesel film yapmak için Maryland'de bir
ormana giderler. Bir yıl sonra, bu gençlere ait filmler bulunur. Filmin maliyeti 35 (otuz beş) bin dolar iken,
getirisi 248 (iki yüz kırk sekiz) milyon dolar olmuştu! Bu filmin ikincisi 15 milyon dolara yapıldı ama pek
tutmadı (toplam getiri: 47 milyon dolar), çünkü fikrin orijinalliği kalmamıştı.
"El Mariachi": Meksika'da bir kasabaya aynı gün bir gitarist (mariachi) ve intikam peşindeki bir katil
gelir. Fakat iki adam da birbiriyle karıştırılır ve masum gitarist kendini kanlı olayların ortasında bulur.
Filmin toplam maliyeti yaklaşık 200 (iki yüz) bin dolar (prodüksiyon maliyeti, R. Rodriguez'in cebinden
çıkan 7000 -yedi bin- dolar). Sadece Amerika'daki getirisi 2 milyon dolar olmuştu. Filmin, Antonio
Banderas ve Salma Hayek ile yeniden çevrimi yapıldı (Desperado), ama fanatikler El Mariachi'yi el
üstünde tutuyor.
"My Big Fat Greek Wedding": Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir ailenin kızı, bir Amerikalıya aşık olursa
ne olur? Maliyeti 5 milyon dolar (+ 19 milyon dolar pazarlama), toplam getirisi ise 356 milyon dolar.
Gelmiş geçmiş en kârlı romantik-komedi. (Bu filmin bir Türk versiyonunun yazılmış olmaması için hiçbir
neden yok.)
"Clerks" (Tezgahtarlar): Kevin Smith'in efsanevi "ultra low budget" (aşırı düşük bütçeli) filmi. Kevin
Smith, kendisinin bizzat çalıştığı mağazada, mağazanın kapalı olduğu gece saatlerinde çekmiş bu filmi.
Tezgahtarların komik hayatını anlatıyor. Maliyeti 27 (yirmi yedi) bin, getirisi ise 3 milyon dolar. Tabii
Kevin Smith'i sektöre sokmasının bedelini ölçmek mümkün değil.
İyi fikrin pahalı olmadığını gösteren daha çok sayıda örnek verilebilir. Meraklısı "Sundance Film
Festivali"ni ya da diğer bağımsız film festivallerini, internette bir araştırıversin.
Türk sinema piyasasında bir şey yapmak isteyen genç senaristlerin çok iyi bir fikirle ortaya çıkması
gerekmektedir. Çünkü halkın ortalama drama ihtiyacı (evet, insanların böyle bir ihtiyacı vardır),
hâlihazırda TV tarafından karşılanıyor. Fikriniz öyle orijinal, ama öyle uygulanabilir ("feasible") olmalı ki,
yapımcılar insanların bu film için sinemaya gideceğine ikna olsun ve bu senaryoya para yatırsın.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız: